(Sayfa: 14)
#DoğmamışOlanBirAdamınÖyküsü
Sayfa: 20
Yenilik, Mart 1956, sayı: 39, s. 309-311
********************************************
(..) ''Sevmek''i öğrenmek için sevmek istedi. Bir kadın ona ''Senin kalbin yok'' dedi. Ya, kalbi yoktu. İlk şüphe doğru işte.
''Ne olacak.?'' dedi.
Kadın ''Hiç'' dedi.
Onlar ''eksiksiz'' idiler. Uzaklaşırken kalbini düşünüyordu.
Bir kalbi olsa. Niçin yoktu.? Şüpheden kaçtı. İnsanlardan da kaçamazdı ya. (..)
Sayfa: 20
Yenilik, Mart 1956, sayı: 39, s. 309-311
********************************************
(..) ''Sevmek''i öğrenmek için sevmek istedi. Bir kadın ona ''Senin kalbin yok'' dedi. Ya, kalbi yoktu. İlk şüphe doğru işte.
''Ne olacak.?'' dedi.
Kadın ''Hiç'' dedi.
Onlar ''eksiksiz'' idiler. Uzaklaşırken kalbini düşünüyordu.
Bir kalbi olsa. Niçin yoktu.? Şüpheden kaçtı. İnsanlardan da kaçamazdı ya. (..)
#YaşamaSevinciÖyküsü
Seçilmiş Hikâyeler, Şubat 1957, sayı 61, s. 56-62
*********************************************************
Yeryüzüne gelmiş geçmiş gelecek tüm alçaklar için
''Âdemden bu yana (bu efsaneyi haklı olarak başlangıç alıyoruz, bilim metafiziği ancak kemirebiliyor, ancak.'' (Sayfa: 23)
***
''Babam doğramacıdır, bu kentte tüm tabutları o yapar, ekmek parası için elbet. Fakat savaştan sonra kimse ölmek istemediği için, kimse ölmediği için artık başımızın çaresine bakmamız gerekiyordu. Tabutlarını hazırladığımız gibi, insanların ölümlerini de hazırlıyorduk, ne yaparsınız, anlayın bizi, yaşamak istiyoruz, üç kişiyiz.'' (Sayfa: 26)
Seçilmiş Hikâyeler, Şubat 1957, sayı 61, s. 56-62
*********************************************************
Yeryüzüne gelmiş geçmiş gelecek tüm alçaklar için
''Âdemden bu yana (bu efsaneyi haklı olarak başlangıç alıyoruz, bilim metafiziği ancak kemirebiliyor, ancak.'' (Sayfa: 23)
***
''Babam doğramacıdır, bu kentte tüm tabutları o yapar, ekmek parası için elbet. Fakat savaştan sonra kimse ölmek istemediği için, kimse ölmediği için artık başımızın çaresine bakmamız gerekiyordu. Tabutlarını hazırladığımız gibi, insanların ölümlerini de hazırlıyorduk, ne yaparsınız, anlayın bizi, yaşamak istiyoruz, üç kişiyiz.'' (Sayfa: 26)
#GülağacındanÖyküsünden
Seçilmiş Hikâyeler, Mart-Nisan 1957
sayı 62-63, s. 43-47
***************************************
''..ama insan biraz üzünçlenmesini de bilmeli di mi.? Bu kentte, geceleri erinçle uyuyanlar, bir yandan öte yana dönmiyenler, arada uyanıp sular içmiyenler, sigaralar tutuşturup pencerelerde kente karşı, evrene karşı oturmıyanlar, düşlerinde anaları babaları hiç ölmiyenler.. var gerçekten hiç.'' (Sayfa: 30)
Seçilmiş Hikâyeler, Mart-Nisan 1957
sayı 62-63, s. 43-47
***************************************
''..ama insan biraz üzünçlenmesini de bilmeli di mi.? Bu kentte, geceleri erinçle uyuyanlar, bir yandan öte yana dönmiyenler, arada uyanıp sular içmiyenler, sigaralar tutuşturup pencerelerde kente karşı, evrene karşı oturmıyanlar, düşlerinde anaları babaları hiç ölmiyenler.. var gerçekten hiç.'' (Sayfa: 30)
#İyiBirGüneşÖyküsünden
Sayfa: 33-37
Dost, Ekim 1958, sayı 13, s. 39-53
****************************************
(..) Bir tanrının iki yüzü gibi ayrı ayrı gülümsedim. Hoşça kalın çocuklar. (..)
(Bazen arkadaşlarımın ölmüş oldukları kanısına kapılıyorum nedense. Mutlu muyum, değil miyim diye düşünemiyecek denli uğraşları, didinleri olan kişilerdenim ben de. Yeni bir gömlek giyince, yıkanınca sevinen..)
(Sayfa: 34)
***
(..) Gideceğim, dedim. İçimde şarap gibi yıllanmış bir kıskançlık, indim aşağı. Kimse tutamaz beni. (..) (Sayfa: 35)
Sayfa: 33-37
Dost, Ekim 1958, sayı 13, s. 39-53
****************************************
(..) Bir tanrının iki yüzü gibi ayrı ayrı gülümsedim. Hoşça kalın çocuklar. (..)
(Bazen arkadaşlarımın ölmüş oldukları kanısına kapılıyorum nedense. Mutlu muyum, değil miyim diye düşünemiyecek denli uğraşları, didinleri olan kişilerdenim ben de. Yeni bir gömlek giyince, yıkanınca sevinen..)
(Sayfa: 34)
***
(..) Gideceğim, dedim. İçimde şarap gibi yıllanmış bir kıskançlık, indim aşağı. Kimse tutamaz beni. (..) (Sayfa: 35)
''Bir adam geçti. Kafka yüzlü bir adam sokaktan geldi geçti. Adam geçmekte devam etti.'' (Sayfa: 40)
(..) Bu kadar küçük yaşta duygulu olmak çok tehlikeliydi. (..) (Sayfa: 44)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder