Arka Kapak
*
III. Dünya Savaşı kitabı yayımlanmasından kısa bir süre sonra 30 ülkenin medya kuruluşlarında 408 kez yer almıştır. Kitap Rusya'da 144, Çin'de 82 defa haber yapılmıştır. Kitabı haberleştiren diğer ülkeler şunlardır: Amerika, Almanya, Makedonya, Hollanda, Tayvan, Arnavutluk, Kosova, Ermenistan, Çekya, Sırbistan, Azerbaycan, Bosna Hersek, Bulgaristan, İsviçre, Kırgızistan, Ukrayna, Vietnam, Kazakistan, Yunanistan, Romanya, Belarus, Letonya, Hırvatistan, Slovakya, Moğolistan, Polonya, Arjantin, Tacikistan.
*
Kitabın yazılışının üzerinden geçen zaman içinde büyük savaşın yapılacağı öngörüsünü destekleyen hamleler artmıştır ve gittikçe de artmaya devam etmektedir. ABD lehine Asya-Pasifik bölgesinde iki askeri ittifak yapılmış, Hindistan yeni siyasi ve askeri koşullar nedeniyle ABD koalisyonuna katılmıştır. III. Dünya Savaşı'nın ilk bölümünde Baltık, Doğu Avrupa ve Balkan hattının hassas ve kırılgan olduğu belirtilmiştir. Ve bu hat 24 Şubat 2022'de Rusya-Ukrayna savaşı ile kırılmıştır. Ancak bu coğrafya III. Dünya Savaşı'na sahne olmayacaktır.
*
Rusya-Ukrayna savaşında neler oluyor.? Batı ittifakı Asya-Pasifik'te nasıl adım adım ilerliyor.? Ve en nihayetinde sıra Kıbrıs'a mı geliyor.? Yaşanan gelişmeler ve tüm bu soruların cevabı için kitabın 9. baskısına yeni bir önsöz yazma ihtiyacı doğmuştur..
9. Baskıya Önsöz'den:
*
III. Dünya Savaşı kitabı Almanya'da DWN dahil 7 gazetenin manşetinde yer aldı ve başlıklar şunlardı:
*
''Birçok ülkede dalgalara neden olan kitap.!''
*
''Birçok ülkede büyük ses getiren kitap.!''
*
''Türk Generali'nin görüşü ne olursa olsun, ciddi, rasyonel bir çekirdeğe ve tartışılmaz gerçekliğe sahiptir.'' (Sayfa: 9)
*
"Bugün Nato Finlandiya'dan itibaren başlayan sınırı Yunanistan'ın Dedeağaç bölgesine, tüm kıta Yunanistanına ve Girit'e uzatarak Türkiye'yi Avrupa'dan ayıran bir hat çizmiştir. Aslında NATO diye bahsedilse de bu işin mimarları ABD ve Avrupa'dır. Her şey yerli yerine konulup bakıldığında orta dereceli okul atlasında bile Türkiye'nin çevrelendiği, sıranın da Kıbrıs'a geldiği kolayca görülebilir.. Girit'e büyük hava üsleri yapan ABD'nin artık Akdeniz'de bir uçak gemisine ihtiyacı yoktur. Dolayısıyla burada bulundurduğu gemiyi Pasifik'e gönül rahatlığıyla gönderebilir.."
*
Osman Pamukoğlu
Ankara
30 Eylül 2022 (Sayfa: 13)
*
Osman Pamukoğlu
Ankara
30 Eylül 2022 (Sayfa: 13)
*
BAŞLARKEN:
*
''Savaş ve barış, aydınlıkla karanlık kadar birbirine zıttır. Savaşın asıl sebebi olan insan doğası değişmeyecektir; ama her geçen gün artan savaş bütçelerinin önü kesilebilirse barış süreci biraz daha uzun olabilir.
Hava açıkken fırtına hesabı yapmamak, insanların ortak kusurudur.."
*
Osman Pamukoğlu
Hava açıkken fırtına hesabı yapmamak, insanların ortak kusurudur.."
*
Osman Pamukoğlu
Ankara
23 Nisan 2019 (Sayfa: 15)
23 Nisan 2019 (Sayfa: 15)
*
I. BÖLÜM
TARİH GERİYE DÖNÜK KEHANETTİR
*
"Barış sonsuz bir rüyadır" sözü doğru mu.?
Tarih doğru olduğunu binlerce yıldır kanıtlıyor.
*
Tarih boyunca insanlar iki tür "barış" tanımış ve bilmiş, bu iki türü yaşamış ve kabul etmiştir. Birincisi, güçlünün gücü yoluyla, savaş ve şiddete dayanarak dayattığı barış; yani galibin dikte ettirdiği barıştır. İkincisiyse güçlerin, şiddet kullanma irade ve yeteneklerinin dengelenmesi yoluyla kurulanıdır, yani yine güce ve şiddete, sinmeye, misilleme tehdidine dayanır ancak "denge" biçiminde ortaya çıkmıştır." (Sayfa: 21)
Tarih doğru olduğunu binlerce yıldır kanıtlıyor.
*
Tarih boyunca insanlar iki tür "barış" tanımış ve bilmiş, bu iki türü yaşamış ve kabul etmiştir. Birincisi, güçlünün gücü yoluyla, savaş ve şiddete dayanarak dayattığı barış; yani galibin dikte ettirdiği barıştır. İkincisiyse güçlerin, şiddet kullanma irade ve yeteneklerinin dengelenmesi yoluyla kurulanıdır, yani yine güce ve şiddete, sinmeye, misilleme tehdidine dayanır ancak "denge" biçiminde ortaya çıkmıştır." (Sayfa: 21)
*
Ulusal güvenlik stratejileri denildiğinde ne anlaşılmalı.?
*
"Devletlerin ulusal güvenlik stratejileri onların yaşamsal ulusal çıkarlarını tarif eder. Her ulus, ulusal varlığı ve bağımsızlığı tehlikede olduğunda çıkarlarını ne pahasına olursa olsun korumaya çalışacaktır. Hayati çıkar, ülkenin topraklarının fiziki güvenliği yanında, şayet bir ittifakta değilse, kendi bölgesini korumayı da içerebilir." (Sayfa: 25)
*
*
"Devletlerin ulusal güvenlik stratejileri onların yaşamsal ulusal çıkarlarını tarif eder. Her ulus, ulusal varlığı ve bağımsızlığı tehlikede olduğunda çıkarlarını ne pahasına olursa olsun korumaya çalışacaktır. Hayati çıkar, ülkenin topraklarının fiziki güvenliği yanında, şayet bir ittifakta değilse, kendi bölgesini korumayı da içerebilir." (Sayfa: 25)
*
"Savaşın en yaygın özelliklerinden biri de "sürtünme"dir. Çok basit gibi görünen her şeyin, ne kadar zor olduğu görülür, zorluklar giderek artar ve sonunda, savaşı yaşamamış olan insanların anlayamayacağı bir çeşit sürtünme oluşur ve birbirine değen her şey tutuşur." (Sayfa: 33)
*
"Herhangi bir bireyin sahip olduğu özel bilgilerin çoğu, bireyin bunları kendi kararlarını verirken kullanma derecesiyle orantılıdır. Hiç kimse bildiği her şeyi diğerine anlatamaz; çünkü kişi kullanabileceği bilginin pek çoğunu, sadece kendisi bir hareket tarzını plânlarken kullanabilir.
Savaşta, algılayıcıların erişemediği, bilgisayarların ulaşamadığı bir sürü kritik bilgi mevcuttur." (Sayfa: 33-34)
*
"Herhangi bir bireyin sahip olduğu özel bilgilerin çoğu, bireyin bunları kendi kararlarını verirken kullanma derecesiyle orantılıdır. Hiç kimse bildiği her şeyi diğerine anlatamaz; çünkü kişi kullanabileceği bilginin pek çoğunu, sadece kendisi bir hareket tarzını plânlarken kullanabilir.
Savaşta, algılayıcıların erişemediği, bilgisayarların ulaşamadığı bir sürü kritik bilgi mevcuttur." (Sayfa: 33-34)
*
"Her muharebe alanında, her koşul altında, her şekilde, galip gelmenin şartı: Sağlam, iyi donanımlı, iyi eğitimli, iyi liderli bir kara gücüne sahip olmaktır." ( Sayfa: 35)
*
"Geçen yarım yüzyıl içerisinde, Hollanda'nın Endonezya'da, Fransızların Hindiçin ve Cezayir'de, Amerikalıların Vietnam'da, Sovyetler Birliği'nin Afganistan ve Çeçenistan'da yürüttükleri savaşlar hüsranla sonuçlanmıştır. İleri teknoloji ve teknolojik üstünlük bu neticelere engel olamamıştır." (Sayfa: 36-37)
*
"Paylaşım savaşları coğrafya ile ilgilidir. Eğer coğrafya petrol ve kıymetli madene sahipse, konumu itibariyle ulaştırma hatları ve ticaret yollarının güvenliği için önemliyse burası paylaşım savaşlarına aday bir yerdir. Ama bu savaşlar için orada yaşayanlar arasında, devlet veya halkta bazı yerel sürüşmeler olması lazımdır. Bu sürtüşmeler yoksa çıkarılır.
Paylaşım savaşlarının bir uzatılmış savaş haline gelmesinin nedeni, yereldeki silahlı mücadelenin içine dünyada birbirine rakip olan büyük güçlerin girmesidir. Bunların siyasi, askeri ve ekonomik imkânlarının çatışma alanına aktarılması savaşı uzatmakla kalmaz, insan kayıplarını ve tahribatı da arttırır.
Savaş, on yıllar sonra, büyüklük iddiasındaki devletlerin kendi çıkarlarını esas alan bir antlaşma ile sonuçlanırsa bile bu geçici olarak ateşin üzerindeki külden öteye geçmez. Böyle olunca da bunlara sürüncemede kalan savaşlar demek en doğrusudur." (Sayfa: 46-47)
Paylaşım savaşlarının bir uzatılmış savaş haline gelmesinin nedeni, yereldeki silahlı mücadelenin içine dünyada birbirine rakip olan büyük güçlerin girmesidir. Bunların siyasi, askeri ve ekonomik imkânlarının çatışma alanına aktarılması savaşı uzatmakla kalmaz, insan kayıplarını ve tahribatı da arttırır.
Savaş, on yıllar sonra, büyüklük iddiasındaki devletlerin kendi çıkarlarını esas alan bir antlaşma ile sonuçlanırsa bile bu geçici olarak ateşin üzerindeki külden öteye geçmez. Böyle olunca da bunlara sürüncemede kalan savaşlar demek en doğrusudur." (Sayfa: 46-47)
*
''Gerilla, ''her zaman her yerde ve hiçbir yerde olmayan''dır. Dünyadaki gerillaların hocası kabul edilen Alberto Bayo'nun tarifi ise şöyledir, ''Mükemmel bir gerillacı ne düşmanı savaşa davet eder ne de düşmanın kendi şartları içinde savaşa tutuşur.''..'' (Sayfa: 49)
*
II. BÖLÜM
ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI (BÜYÜK SAVAŞ)
*
''Mahan'ın, ''Denizlere hâkim olan, dünyaya hâkim olur'', Macinder'in ''Kenar kuşağa hâkim olan, karalara hâkim olur'' tezleri geçerliğini koruduğu gibi, daha da kıymet kazanmış durumdadır.'' (Sayfa: 56)
*
Üçüncü Dünya Savaşı topyekûn bir mücadele şeklinde mi cereyan edecek.?
*
Böyle olmak zorunda, aksi halde büyük politik ve askeri sonuçlara ulaşılamaz; yerel, sınırlı ve uzatılmış savaşlardan bir farkı olmaz. Topyekûn savaşın beş temel unsuru vardır:
*
1) Savaş alanı savaşa giren ülkenin topraklarının tümünü kapsar.
*
2) Halkın tümü savaşa fiilen katılır. Bundan dolayı etkin bir topyekûn savaş yapmak için ekonomik sistemin savaşın amaçlarına hizmet edecek şekilde ayarlanması gerekir.
*
3) Büyük kitleleri savaşa katmak, içte halkın moralini yükseltmek ve dışta düşmanı zayıflatmak için propagandaya ihtiyaç vardır.
*
4) Topyekûn savaş hazırlıklarına çok önceden başlanmalıdır.
*
5) Topyekûn mücadele, etkin ve uyum içinde savaşabilmek için birinci sınıf bir başkomutanın sevk ve idaresinde olmalıdır.'' (Sayfa: 58-59)










